Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Batı Asya’da 12 Gün Savaşı’nın bitişinden bu yana bölgesel dengelerin yeniden şekillendiği bir süreçte, gözler yeniden İran’ın hava savunma stratejisine çevrildi. Uzmanlar, kısa süre önce tamamlanan savunma doktrini güncellemeleri ve yeni füze testlerinin, Tahran’ın savaş sonrası dönemde hava savunma ağını kökten yeniden yapılandırdığına dair güçlü işaretler sunduğunu belirtiyor. Ancak bölgedeki gözlemciler, bu dönüşümün kapsamı ve teknik seviyesine dair kesin bilginin mevcut olmadığını vurguluyor.
İran, Haziran 2025’te sona eren 12 Gün Savaşı’nda düşman saldırılarına karşı sergilediği direnç ve koordineli savunma performansıyla dikkat çekmişti. Bu süreçte özellikle radar yoğunluğu, elektronik harp sistemleri ve füze karşı batarya kapasitesinin etkinliği öne çıkmış; Tahran, savaş sonrası “entegre savunma şemsiyesi” adını verdiği yeni konsepti uygulamaya koymuştu.
Direniş eksenine yakın kaynaklar, İran’ın bu süreçte yalnızca mevcut savunma sistemlerini geliştirmekle kalmayıp, bölgesel müttefiklerin hava güvenliği ağlarını da koordine edecek yeni bir model üzerinde çalıştığını belirtiyor. Bu yaklaşımın, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi cephelerde hava tehditlerine karşı ortak savunma mantığını güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.
Analistlere göre, 12 Gün Savaşı’ndan alınan askeri dersler İran açısından stratejik bir dönüm noktası oluşturdu. Batılı uzmanlar, Tahran’ın radar sinyali emisyonlarını azaltan, hedef tespiti ve menzili artıran yeni nesil sistemler geliştirme yönündeki çalışmalarının dikkatle izlendiğini aktarıyor. Buna karşın İranlı askeri yetkililer, bu alandaki yeniliklerin “açığa çıkarılmaması gereken ulusal güvenlik detayları” arasında bulunduğunu belirtiyor.
Direniş çevrelerinde hâkim görüş, İran’ın savaş sonrası süreçte hava savunmasını “yeniden icat etmekte olduğu” yönünde. Ancak bu yeniden doğuşun kapsamı, zamanla —ve muhtemelen bir sonraki büyük çatışmanın sahada yapacağı sınavla— tam anlamıyla görünür hale gelecek.
yorumunuz